BİR HÜZÜN HİKAYEESİ

15/12/2007 · Kategori: ask

aşk kış soğuğundan üşüyüp içeri giren serçe gibidir. davetsiz misafirindir.o kadar çaresiz ve titiryordur ki reddedemezsin için burkulur ve o denli ürkektir ki dokunmaya kıyamazsın kaçamak bakışlarla senden yardım bekler.tüm benliğini açarsın minik kuşa iyileşmesi için elinden geleni yaparsın. fakat iyileştikçe ürkekliği artmakta senden kaçmaktadır.sanki senden uzaklaşması için açmışsındır tüm benliğini. hiç gitmesin istersin ama durumu düzelince gitmek ister. çıkmak için çırpınır paralar kendiniiçin burkulur yeterki gitsin acı çekmesin dersin
soğuk kış sabahında üşüyeceğini düşünmeksizin açarsın pencereni dua edersin gitmemesi için ama gidecektir ve gider.hayatına ansızım girdiği gibi ansızım çıkar gider.
kalbin hüzünlü olsada vicdanın rahattır sevmek mutluluğunu istemek deil midir dersin hüzünlü gözlerle bakarsın ardından.sonra içine bir kor düşer birdaha göremeyeceğim dersin.
açık pencereden giren rüzgarla üşüdüğünü anlarsın.biraz bekleyeyim belki geri döner dersin. ama dönmeyecektir.
sessizce kapatırsın pencereni hüzünle demlediğin çayını yudumlarsın sonra tekrar başını kaldırıp bakarsın pencerene  belki döner diyerek öylece dakikalarca bakarsın. rüzgarın uğultusu sesini anımsatır.
sonra kırılmışlığın incinmişliğin artar. çaresizce kabul edersin dönmeyeceğini.
küçük kuş herşeyiyle gittiğini düşünmüştür.belki bir daha hatırlamayacaktır.farkında deildir.hatırasını bırakmıştır.belki bir nebze de olsa hayalini.
birden bir rüzgar alır kalbini derin vadilerden alıp engin zirvelere çıkarır. sonra sesizce haykırırsın ağlamaklı
o istedi dersin ne yaptıysam onun için yaptım
gözlerin dolarken kabul edersin çaresizliğini
                                                       barış çandır